Dijital Pazarlama Sözlüğü: En Sık Kullanılan Terimler ve Anlamları
Dijital pazarlamada en sık kullanılan terimlerin çoğu, reklamın kaç kişiye ulaştığını, ne kadara mal olduğunu ve ne kadar satış getirdiğini anlatan ölçülerdir. Gösterim, erişim, CPM, CTR, CPC, dönüşüm oranı, CPA ve ROAS bu ölçülerin çekirdeğini oluşturur. Hedef kitle ve yeniden pazarlama reklamın kime gösterildiğini; piksel, UTM ve ilişkilendirme ise verinin nasıl toplandığını ve satışın hangi reklama yazıldığını anlatır. SEO ile SEM de arama motorlarında görünür olmanın iki yolunu tanımlar.
Reklamlarınızı kendiniz yönetseniz de bir performans pazarlama ajansıyla çalışsanız da raporlar aynı dijital pazarlama terimleriyle yazılır. Aşağıdaki sözlükte terimleri bir reklam raporunun akışına göre, gösterimden tıklamaya, satışa ve kârlılığa doğru sıraladık; ardından kitle, ölçüm ve arama motoru kavramlarına geçtik. Aynı kısaltma Google Ads, Meta, Google Analytics 4 ve e-ticaret panelinde farklı hesaplanabildiği için bu farkları tanımların yanına ekledik. Google Ads'in Türkçe sürümünde karşınıza çıkan TO, TBM ve BGBM gibi kısaltmaları da ilgili terimin içinde bulabilirsiniz.

Gösterim, erişim, sıklık ve CPM
Bir reklam raporu genellikle reklamın kaç kez ve kaç kişiye gösterildiğiyle başlar. Marka bilinirliği hedefleyen bir kampanyayı değerlendirirken aşağıdaki dört terimden başlamak doğru olur; satış hedefli kampanyalarda ise bu sayıları sonraki bölümlerdeki terimlerle birlikte okumak gerekir.
Gösterim (impression), reklamın ekranda görüntülenme sayısıdır. Sayım kişi başına yapılmaz; aynı kişi reklamı gün içinde üç kez görürse rapora üç gösterim yazılır.
Erişim (reach), reklamı en az bir kez gören kişi sayısıdır. Meta'nın metrik tanımlarına göre erişim hesap bazında sayılır: aynı hesabın tekrar eden görüntülemeleri gösterime yansır, erişimi artırmaz. Meta bu değeri tahmini bir metrik olarak sunar. Haftalık erişimleri toplayarak aylık erişimi bulmaya çalışmak, reklamı birden fazla hafta gören kişileri birkaç kez saymak anlamına gelir.
Sıklık (frequency), bir kişinin reklamı ortalama kaç kez gördüğünü gösterir ve gösterim sayısının erişime bölünmesiyle bulunur: 60.000 gösterim ve 20.000 kişilik erişimde sıklık 3'tür. Sıklık yükselirken tıklama oranı düşüyorsa aynı kişiler reklamı gereğinden fazla görüyor olabilir. Görseli ya da kitleyi yenileme zamanının geldiğini anlamak için bu iki değeri birlikte izlemek gerekir.
CPM (cost per mille, bin gösterim başına maliyet), reklamın bin kez gösterilmesi için ödenen ortalama tutardır; harcamanın gösterim sayısına bölünüp 1.000 ile çarpılmasıyla hesaplanır. Google'ın Türkçe yardım sayfalarında BGBM kısaltmasıyla geçer ve Görüntülü Reklam Ağı'nda bin gösterim başına ödeme yapılan teklif yöntemini de anlatır. CPM'in yükselmesi aynı kitleye ulaşmanın pahalandığını gösterir; sezon, rekabet ya da fazla daraltılmış bir hedef kitle bunun olası nedenleri arasındadır.
Tıklama oranı (CTR) ve tıklama başına maliyet (CPC)
CTR (click-through rate, tıklama oranı), reklamı görenlerin ne kadarının tıkladığını gösterir. Google Ads'in tanımında TO diye kısaltılan bu oran, tıklama sayısının gösterim sayısına bölünmesiyle hesaplanır; 100 gösterimde 5 tıklama, %5 TO demektir. Düşük bir oran, reklamın mesajı ya da görseliyle hedeflenen kitle arasında uyumsuzluk olabileceğini düşündürür. Yüksek bir oran ise satışı garanti etmez, çünkü tıklayan kişinin sitede ne yaptığı ayrı bir sorudur.
Meta raporlarında tıklama oranının birden fazla sürümü bulunur. CTR (tümü), gösterimlerin ne kadarının herhangi bir tıklamayla sonuçlandığını gösterir; bağlantı tıklaması oranı ise yalnızca reklamdaki bağlantılara yapılan tıklamaları hesaba katar. Sitenize gelen trafiği değerlendirirken bağlantı tıklamasına dayalı sütunlar daha doğru bir resim verir, çünkü “tümü” sürümü bağlantı dışındaki tıklamaları da kapsar.
CPC (cost per click, tıklama başına maliyet), bir tıklama için ödenen ortalama tutardır ve harcamanın tıklama sayısına bölünmesiyle bulunur. Google Ads'te TBM olarak geçer. Google'ın TBM tanımına göre bu fiyatlandırma bazen tıklama başına ödeme (TBÖ) olarak da bilinir; İngilizce kaynaklardaki PPC (pay per click) aynı modelin adıdır. Kampanyada belirlediğiniz maksimum TBM, bir tıklama için ödemeye razı olduğunuz üst sınırdır; teklif ayarlaması ya da Geliştirilmiş TBM kullanmıyorsanız tıklamanın maliyeti bu tutarı aşmaz. Fiilen ödenen tutara gerçek TBM denir. Meta'nın raporladığı CPC ise tüm tıklamaların ortalama maliyetidir ve bağlantı tıklaması başına maliyetle aynı sayı olarak okunmamalıdır.
Dönüşüm, dönüşüm oranı, CPA ve CPL
Dönüşüm (conversion), reklamın ya da sitenin hedeflediği işlemin gerçekleşmesidir: satın alma, form gönderimi, telefon araması ya da bülten kaydı gibi. Google Ads dönüşümü, reklam kampanyalarının performansını ölçmek ve teklif stratejisini optimize etmek için kullanılan bir işlem olarak tanımlar. Raporu değerlendirmeden önce hangi işlemlerin dönüşüm sayıldığını öğrenin; sepete ekleme ile satın alma aynı sütunda toplanıyorsa dönüşüm sayısı satışları olduğundan yüksek gösterir.
Google Analytics 4'te aynı işlemler önemli etkinlik (key event) adıyla izlenir. Google Analytics yardım sayfasına göre önemli etkinlik, işletmenin başarısı açısından kritik bir işlemi ölçen etkinliktir; Google bu ilişkiyi etkinlik, önemli etkinlik ve dönüşüm sırasıyla anlatır. Bir önemli etkinliği Google Ads'te kampanya ölçümü ve teklif için kullandığınızda dönüşüm adını alır. GA4'teki önemli etkinlik sayısının Google Ads'teki dönüşüm sayısıyla birebir tutmaması tek başına hata işareti sayılmaz; iki panel aynı işlemi farklı raporlarda ve farklı ayarlarla sayabilir.
Dönüşüm oranı (conversion rate), dönüşüm sayısının bir taban sayıya oranıdır ve bu taban araçtan araca değişir. Google Ads'in dönüşüm oranı tanımında dönüşüm sayısı, aynı dönemde bir dönüşümle ilişkilendirilebilecek reklam etkileşimi sayısına bölünür; 1.000 etkileşimden 50 dönüşüm %5 eder. Shopify'ın analiz raporlarında ise dönüşüm oranı, ödemesi tamamlanan oturumların tüm oturumlara oranıdır. Örneğin reklam panelinde %5, mağaza panelinde %1,5 görmek çelişki sayılmaz, çünkü ilki reklamla etkileşime girenleri, ikincisi siteye gelen tüm ziyaretleri hesaba katar.
Dönüşüm oranını yükseltmek için ürün sayfası, ödeme adımı ve kampanya mesajları üzerinde yapılan çalışmalara CRO (conversion rate optimization, dönüşüm oranı optimizasyonu) denir; kullanıcı deneyimi (UX) iyileştirmeleri de bu başlığa girer. Değişikliklerin etkisini ölçmenin yollarından biri A/B testidir: bir sayfanın, reklamın ya da e-postanın iki sürümü aynı dönemde farklı ziyaretçi gruplarına gösterilir ve hangisinin hedefe daha iyi ulaştığı ölçülür. Farkın hangi değişiklikten kaynaklandığını anlayabilmek için her testte tek bir öğeyi değiştirmek, sonuca güvenebilmek için de iki sürümde yeterli sayıda dönüşüm birikmesini beklemek gerekir.
CPA (cost per action ya da cost per acquisition), bir dönüşüm için ödenen ortalama tutardır ve harcamanın dönüşüm sayısına bölünmesiyle bulunur. Google Ads'in Türkçe kaynaklarında EBM olarak kısaltılır; Hedef EBM teklif stratejisinde istediğiniz ortalama dönüşüm başına maliyeti siz belirlersiniz, Google Ads da teklifleri bu hedefe göre ayarlar. Bir CPA değerinin iyi olup olmadığı sepet ortalamasına ve ürün kârlılığına bağlıdır: 300 TL'lik CPA, ortalama 2.000 TL'lik siparişlerde kâr bırakabilir; ortalama 250 TL'lik siparişlerde ise reklam maliyeti sipariş tutarını aşar.
CPL (cost per lead, potansiyel müşteri başına maliyet), form, teklif talebi ya da demo başvurusu gibi bir iletişim talebinin ortalama maliyetidir. Bu talepleri toplamaya yönelik kampanyalar lead generation (potansiyel müşteri oluşturma) olarak anılır; hizmet satan ya da B2B çalışan işletmelerde CPL temel maliyet ölçülerinden biridir. Her form aynı değeri taşımaz; B2B pazarlama çalışmalarımızda başvuru sayısını başvurunun niteliğiyle birlikte değerlendirmemizin nedeni de budur. Potansiyel müşteri maliyetini satış ekibinin uygun bulduğu taleplerle birlikte izlemek, ucuz ama satışa dönmeyen formları ayırt etmeyi sağlar.
Gelir ve kârlılık: sepet ortalaması, ROAS, ROI, CAC ve LTV
Ortalama sipariş değeri (AOV, average order value), e-ticarette sepet ortalaması olarak da bilinir ve satış tutarının sipariş sayısına bölünmesiyle bulunur. Shopify bu değeri brüt satıştan indirimler düşüldükten sonra sipariş sayısına bölerek hesaplar ve siparişten sonra yapılan değişiklikleri dikkate almaz. Kendi panelinizde vergi, kargo ve iadelerin dâhil olup olmadığını bilmek, reklam panelindeki satış değeriyle sağlıklı bir karşılaştırma yapmanın ön koşuludur.
ROAS (return on ad spend), reklamdan gelen gelirin reklam harcamasına oranıdır: 10.000 TL reklam harcamasıyla 40.000 TL satış, 4 ya da %400 ROAS demektir. Google bu terimi Türkçede “reklam harcamalarından elde edilen gelir” diye karşılar; hedef ROAS yardım sayfasına göre Google Ads'te oran “Dönş. değeri/maliyet” sütununda ondalık bir sayı olarak görünür ve 100 ile çarpıldığında yüzdeye dönüşür. Raporda %400 ile 4 gördüğünüzde aynı sonucu okuduğunuzu bilmek karışıklığı önler.
ROI (return on investment, yatırım getirisi) kârı esas alır ve (kazanç − maliyet) ÷ maliyet formülüyle hesaplanır. ROAS ciroya, ROI kâra baktığı için ROI hesabına ürün maliyeti de girer. Brüt kâr marjı %50 olan bir mağaza 10.000 TL reklam harcamasıyla 30.000 TL satış yaptığında ROAS 3'tür; satıştan kalan brüt kâr 15.000 TL olur, reklam harcaması düşülünce elde 5.000 TL kalır ve reklamın yatırım getirisi %50'dir. Kargo, ödeme komisyonu ve personel gibi giderler bu hesaba henüz girmemiştir.
Başabaş ROAS, reklamın kendi maliyetini tam olarak çıkardığı noktadır ve en basit hâliyle 1 ÷ brüt kâr marjı formülüyle bulunur. Marjı %50 olan mağaza için bu eşik 2, marjı %20 olan mağaza için 5'tir; aynı ROAS 3 sonucu ilk mağazada kâr, ikinci mağazada zarar demektir. Eşiği kargo, ödeme komisyonu ve iade gibi sipariş başına giderlerle adım adım hesaplamak için Performans Pazarlama Nedir ve Neden Önemlidir? yazımıza göz atabilirsiniz.
CAC (customer acquisition cost, müşteri edinme maliyeti), Shopify'ın tanımıyla tek bir müşteriyi kazanmanın toplam maliyetidir. Paya reklam harcamasının yanında pazarlama ekibinin maaşları, yazılım abonelikleri, içerik üretimi ve indirimler gibi satış ve pazarlama giderleri girer; paydada ise yalnız ilk kez alışveriş yapan müşteriler bulunur. CPA ile farkı da buradadır: CPA yalnız reklam harcamasını hesaba katar ve reklam platformunun saydığı dönüşümler tekrar alışveriş yapan müşterileri de içerebilir.
LTV ya da CLV (customer lifetime value, müşteri yaşam boyu değeri), bir müşterinin işletmeyle ilişkisi boyunca yapacağı toplam harcamadır. Shopify'ın verdiği temel formül, ortalama sipariş değeri × satın alma sıklığı × ortalama müşteri ömrüdür. Tekrar satın almanın yaygın olduğu kategorilerde ilk siparişteki edinme maliyetinin sepet ortalamasını aşması kabul edilebilir, yeter ki müşteri ilişkisi boyunca bu maliyeti karşılasın. LTV'yi ciro yerine kâr üzerinden hesaplamak, edinme maliyetiyle karşılaştırmayı daha güvenilir kılar.
Hedef kitle, benzer kitle ve yeniden pazarlama
Hedef kitle (audience), reklamın kimlere gösterileceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Konum, yaş ve ilgi alanı gibi platformun sunduğu ölçütlerle kurulabileceği gibi işletmenin kendi verisinden de oluşturulabilir. Meta'da kendi verinizle kurduğunuz kitleye özel hedef kitle (custom audience) denir; kaynağı bir müşteri listesi, sitedeki piksel verisi, uygulama kullanıcıları ya da reklamla etkileşime girmiş kişiler olabilir. Müşteri listesi yüklemeden önce bu verileri pazarlamada kullanma izninizin bulunduğundan emin olun.
Benzer hedef kitle (lookalike audience), kaynak olarak seçilen bir kitleye benzeyen yeni kişilere ulaşmak için kullanılır. Meta bu kitleyi mevcut müşterilerinize en çok benzeyen kişileri hedeflemenin yolu olarak tarif eder; kaynak bir özel hedef kitle, kampanya dönüşümleri ya da sayfa hayranları olabilir. Kaynaktaki alıcı oranı arttıkça benzer kitlenin de alıcı profiline yaklaşması beklenir; tüm ziyaretçiler yerine satın alanlardan kurulan bir kaynak daha anlamlı bir başlangıçtır.
Yeniden pazarlama (remarketing ya da retargeting), sitenizi ziyaret etmiş, uygulamanızı kullanmış ya da reklamınızla etkileşime girmiş kişilere yeniden reklam göstermektir. Google Ads'te bu listeler veri segmentleriniz adıyla yönetilir ve daha önce markanızla ya da hizmetlerinizle etkileşimde bulunmuş kişilere yeniden ulaşmayı sağlar. Ürünü sepette bırakıp ayrılan ziyaretçiye o ürünü hatırlatan reklam, terimin tipik bir örneğidir. Görüntülü Reklam Ağı'ndaki yeniden hedefleme kampanyalarımızı Google reklam yönetimi sayfamızda, Instagram ve Facebook'taki hedefleme seçeneklerini ise Meta reklam yönetimi sayfamızda anlattık.
Ölçüm: piksel, UTM, ilişkilendirme ve oturum
Piksel, reklam platformunun sitenize eklenen ölçüm kodudur. Meta'nın geliştirici belgeleri Meta pikselini sitedeki ziyaretçi etkinliğini takip etmeye yarayan bir JavaScript kod parçası olarak tanımlar; ürün görüntüleme, sepete ekleme ve satın alma gibi olaylar reklam raporuna bu kod aracılığıyla ulaşır. Piksel eksik ya da hatalı kurulduğunda dönüşüm sayıları ve pikselden beslenen hedef kitleler de eksik kalır.
Dönüşümler API'si (Conversions API), olayları ziyaretçinin tarayıcısından bağımsız olarak, sunucu tarafından iletmenin yoludur; Meta'nın belgelerine göre site olaylarının yanında uygulama olaylarını, işletme mesajlaşması olaylarını ve çevrim dışı dönüşümleri de taşıyabilir. Piksel ile birlikte kullanıldığında aynı satışın iki kez sayılmaması gerekir; Meta'nın önerdiği yöntemde iki olayın aynı olup olmadığı olay kimliği ve olay adı üzerinden ayırt edildiği için piksel ile sunucu aynı kimliği ve olay adını göndermelidir.
UTM parametreleri, bağlantının sonuna eklenen ve ziyaretin hangi kaynaktan, hangi ortamdan ve hangi kampanyadan geldiğini analiz aracına bildiren etiketlerdir. Google'ın URL oluşturucu sayfasına göre bir bağlantıya parametre eklerken utm_source, utm_medium ve utm_campaign her zaman kullanılmalıdır. Bir e-posta bülteni için bağlantının sonuna ?utm_source=bulten&utm_medium=e-posta&utm_campaign=kis-indirimi eklenebilir. Parametre değerleri büyük/küçük harfe duyarlı olduğundan “Instagram” ve “instagram” raporda ayrı kaynaklar olarak görünür; ekipte tek bir yazım kuralı belirlemek bu dağınıklığı önler.
İlişkilendirme (attribution), bir satışın hangi reklama ya da kanala yazılacağını belirleyen kuraldır. Google Ads'te ilişkilendirme modelleri, her reklam etkileşiminin dönüşüm için ne kadar kredi alacağını belirler; seçilebilen modeller son tıklama ve veriye dayalı modeldir, çoğu dönüşüm işleminde varsayılan model veriye dayalı olandır. Meta'daki ilişkilendirme penceresi ise dönüşümün, reklam tıklandıktan ya da görüldükten sonra kaç gün içinde gerçekleşirse sayılacağını belirler: tıklamadan sonraki 7 gün ya da görüntülemeden sonraki 1 gün gibi. Her platform satışı kendi reklam etkileşimine yazdığından Google Ads ve Meta'nın bildirdiği satışların toplamı, mağaza panelindeki sipariş sayısını aşabilir.
Oturum (session), Google Analytics 4'te kullanıcının sitenizle ya da uygulamanızla etkileşim kurduğu süredir. GA4'ün tanımına göre 10 saniyeden uzun süren, önemli etkinlik içeren ya da en az 2 sayfa veya ekran görüntülemesi barındıran oturumlar etkileşimli oturum sayılır; etkileşim oranı bu oturumların tüm oturumlar içindeki payıdır. Meta reklam raporlarındaki gönderi etkileşimi ise başka bir ölçüdür ve Meta'nın tanımıyla insanların reklamınızla ilgili gerçekleştirdiği işlemlerin toplamını sayar. İki raporda da “etkileşim” kelimesini görmek, aynı şeyin ölçüldüğü anlamına gelmez.
Hemen çıkma oranı (bounce rate) GA4'te etkileşim oranının tersidir, yani etkileşimsiz oturumların yüzdesidir. Universal Analytics'te aynı terim, tek sayfalık oturumların toplam oturum sayısına bölünmesiyle hesaplanıyordu. Yeni tanımda bir blog yazısını tek sayfada 40 saniye okuyup ayrılan ziyaretçi hemen çıkma sayılmaz. Eski raporlarla karşılaştırma yaparken iki tanımın aynı şeyi ölçmediğini hesaba katın.
Ölçümü doğrudan etkileyen bir başka kavram çerez iznidir. Google'ın izin modu (consent mode), ziyaretçinin çerez ya da uygulama tanımlayıcısı için verdiği izin durumunu Google'a iletir ve etiketler bu tercihe göre çalışır. Shopify da oturumların yalnızca ziyaretçi çerez bandında izin verdiğinde sayıldığını ve başka analiz platformlarının oturumu farklı hesapladığını belirtir. Çerez bandı kullanan bir sitede reklam panelindeki tıklama sayısıyla analiz aracındaki oturum sayısının farklı çıkması olağandır.
Arama motoru terimleri: SEO, SEM ve kalite puanı
SEO (search engine optimization, arama motoru optimizasyonu), sitenin organik arama sonuçlarında görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmaların adıdır. Organik sonuçlarda tıklama başına ödeme yapılmaz; görünürlük teknik altyapı, içerik ve site dışı sinyallerle zaman içinde kazanılır. Google, SEO başlangıç kılavuzunda siteyi otomatik olarak birinci sıraya taşıyacak bir sır veremeyeceğini açıkça yazar.
Organik trafik, arama sonuçlarındaki ücretli olmayan listelemelerden gelen ziyaretlerdir. Google Search Console'un performans raporu, sitenizin Google Arama sonuçlarındaki tıklama sayısını, gösterim sayısını, tıklama oranını ve ortalama konumunu gösterir; reklamdaki TO kavramı organik aramada da aynı mantıkla çalışır. Pam Ajans olarak SEO yönetimi çalışmalarımızda Search Console ve GA4 verilerini birlikte yorumlayarak sonraki dönemin önceliklerini belirliyoruz.
Reklam raporlarında anahtar kelime ile arama terimini ayırmak gerekir. Google Ads'e göre anahtar kelime, reklamverenin reklamlarını doğru kitleye göstermek için reklam grubuna eklediği kelime ya da kelime grubudur; arama terimi ise kullanıcının Google'da arama yaparken gerçekten yazdığı ifadedir. Arama terimleri raporu, reklamlarınızı tetikleyen aramaları ve bu aramaların performansını gösterir; ilgisiz aramaları kampanyadan çıkarmak için başlangıç noktasıdır. Yeterli arama hacmi olmayan bazı terimler ise gizlilik nedeniyle raporda yer almaz.
SEM (search engine marketing, arama motoru pazarlaması), arama sonuçlarındaki görünürlüğü çoğunlukla ücretli reklamlarla artırmayı anlatır; bazı kaynaklar SEO'yu da bu çatının altında sayar. Bir raporda ya da teklifte SEM ifadesini gördüğünüzde yalnız ücretli aramayı mı, organik çalışmayı da mı kapsadığını sormak yanlış karşılaştırmaların önüne geçer. Arama reklamlarının diğer kanallar arasındaki yeri için Dijital Pazarlama Nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.
Kalite puanı (Quality Score), Google Ads arama kampanyalarında reklam kalitenizin diğer reklamverenlere göre ne düzeyde olduğunu gösteren bir teşhis aracıdır. Google'ın kalite puanı sayfasına göre 1 ile 10 arasında ölçülür, anahtar kelime düzeyinde görüntülenir ve üç bileşene dayanır: beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi. Google, kalite puanının reklam açık artırmasına giren bir değer olmadığını ve temel bir performans göstergesi gibi optimize edilmemesi gerektiğini belirtir. Puanı, üç bileşenden hangisinin zayıf kaldığını görmek için kullanmak daha verimlidir.
Terimleri birlikte okumak: örnek bir kampanya raporu
Bir reklam raporundaki terimler birbirine bağlıdır. Her dönüşümün bir sipariş olduğu ve dönüşüm oranının tıklama üzerinden hesaplandığı bir kampanyada CPA, CPC'nin dönüşüm oranına bölünmesine eşittir; ROAS ise sepet ortalamasının CPA'ya bölünmesiyle bulunur. İki eşitlik, tek bir metriğe bakarak verilen kararların neden yanıltabileceğini gösterir.
Tıklama başına 5 TL ödeyen, tıklayanlarının %2'si satın alan ve sepet ortalaması 1.000 TL olan bir mağaza düşünün. CPA 5 ÷ 0,02 = 250 TL, ROAS ise 1.000 ÷ 250 = 4 olur. Ertesi ay CPC 6 TL'ye çıkıyor, ancak yenilenen ürün sayfaları sayesinde dönüşüm oranı %3'e yükseliyor: CPA 200 TL'ye iner, ROAS 5'e çıkar. Yalnız CPC'ye bakan biri kampanyanın kötüleştiğini düşünürdü; oysa satış başına maliyet düşmüş, reklamın getirisi artmıştır.
Raporu değerlendirirken aşağıdaki soruların cevabını bilmek, terimlerin aynı tanımlarla okunmasını sağlar:
- Dönüşüm olarak hangi işlemler sayılıyor, sepete ekleme ile satın alma ayrı izleniyor mu?
- Hangi ilişkilendirme modeli ve penceresi kullanılıyor, karşılaştırılan dönemlerde aynı ayar mı geçerli?
- Platformların bildirdiği satışlar mağaza panelindeki siparişlerle karşılaştırıldı mı?
- ROAS ve CPA hedefleri ürün marjına göre mi belirlendi?
KPI (key performance indicator, temel performans göstergesi), işletmenin hedefini izlemek için seçilen birkaç ölçüdür ve çoğu zaman yukarıdaki dijital pazarlama terimleri arasından belirlenir. Satış hedefleyen bir mağaza için ROAS ya da CPA, talep toplayan bir hizmet işletmesi için nitelikli başvuru başına maliyet, bilinirlik kampanyası için erişim ve sıklık KPI olarak seçilebilir. Hedefle bağı olmayan bir metriği iyileştirmeye çalışmak bütçeyi yanlış yere yönlendirebilir.
Kendi reklam raporlarınızı bu terimlerle birlikte okumak ve işletmeniz için hangi ölçülerin KPI olacağına karar vermek için iletişim sayfamızdan ekibimizle görüşme planlayabilirsiniz.